Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri buyurdular ki :
Mü'min, âşık-ı sâdıklar da Cenâb-ı Hakk Celle ve Tekaddes Hazretleri'nin, Fahr-i Risâletin kokusunu almışlardır. Allah Şemme-i Muhammedî'yi burnumuzdan çıkarmasın, o kokuyu dâimâ duyalım, genç ve dinç duralım. Gülistân harâb olduysa, gül harâb olduysa, gülyağı ortada durmakdadır. Görenler nûru bulsunlar, Hakk'a âşık-ı sâdık olsunlar, Sırât-ı müstakîmden ayrılmasınlar.
Sevgili gözden kaybolduğunda yani biz onun visâlinden mahrûm kaldığımızda yerine birinin vekîl olması gerekir. Gül mevsimi geçip de gülistân harâb olunca gül kokusunu nereden alacağız? Tabii ki gülsuyundan. Kullar Allah'ı göremediği için Allah kullarına vekîl olarak peygamberlerini göndermişdir.Hazret-i Mevlânâ bu satırlarda hilâfet sırrından bahsetmekdedir. Allah kendisini peygamberlerle bildirmişdir. Bu peygamberlerin en yücesi olan bizim peygamberimiz hilâfet-i tâmme sâhibidir yani Cenâb-ı Hakk'ın esmâsına da sıfâtına da zâtına da mazhardır. Bir gün O da gözlerden nihân olunca hilâfet vazîfesi O'nun ma'nevî vârislerine geçmişdir. Kısa bir müddet hilâfet-i maneviyye ile hilâfet-i sûriyye aynı kişilerde birleşmiş, Hazret-i Hasan radıyallahu anh Efendimizin li-hikmetin hilâfet-i sûriyyeden ferâgati ile bu ikisi birbirinden ayrılmış ve günümüze kadar böyle gelmişdir. Kıyâmete kadar da böyle devam edecekdir. Peki öyleyse insanlar gerçek mürşidlere nasıl ulaşacaklar, onları nasıl tanıyacaklar? Bu sorunun cevâbı Hazret-i Mevlânâ'nın yukarıdaki hikmetli sözünde gizlidir. "Gül mevsimi geçince gülün kokusu gülsuyundan alınır". Bu demekdir ki Allah Resûlü'nün gerçek vârisleri, O'nun kokusunu taşıyanlardır.
Gül geçüp gülistân oldu harâb
Virmez anın bûyini illa gülâb
Dîdeden çün gaîb ola vasl-ı yâr
Nâibi kalmak gerekdir yâdigâr
Çün güneş gidüp yerine koya dâğ
Yerine yakmak gerek lâbüd çerâğ

"Gül mevsimi geçince gülün kokusu gülsuyundan alınır"
YanıtlaSilYankılanıyor hoş sedaları gönül kubbesinde:
"Allah bu kürsüyü boş bırakmaz!"
Gidiyoruz dedi ya...
Gitmedi!Elhamdülillah!
Âşıklar Ölmez!
"Allah Resûlü'nün gerçek vârisleri, O'nun kokusunu taşıyanlardır."
YanıtlaSilŞemme-i Muhammedî'yi getiren Lücce-i Deryâ...
Bulana...
Yâ-Rabbel Âlemin!
YanıtlaSil"Gül mevsimi geçince gülün kokusu gülsuyundan alınır". Bu demekdir ki Allah Resûlü'nün gerçek vârisleri, O'nun kokusunu taşıyanlardır."
Şemme-i Muhammedî'yi getiren Lücce Deryâ...
Zâhiri,bâtını gelen o koku...SIR!
"Gül mevsimi geçince gülün kokusu gülsuyundan alınır". Bu demekdir ki Allah Resûlü'nün gerçek vârisleri, O'nun kokusunu taşıyanlardır."
YanıtlaSilMuhabbetden Muhammed(SAV) hâsıl olmuyorsa o hakîki muhabbet midir?
Şemme-i Muhammedî'yi getiren Lücce-i Deryâ...
Varak-ı Cân...
YanıtlaSilOl gevher-i yegâneyi bulmaya
gavvâs-ı ma'rifet olmak gerek
Gayr-ı Hak'dan uzletde aşk oduna yanıp küllî kül olmak gerek
Bu fenâ gülzârında ehl-i tevhîd olmak emr-i a'sîrdir
Terk edip varlık evsafını ölmeden evvel ölmek gerek
Üslûb-ı hâkim Ârif aşk u muhabbet meşkini söyler sana
Ol meşki duyanda varak-ı câna ahvâlini yazmak gerek
Miftâh-ı genc-i hîkemdir zebân-ı Aşkî
Zevrâk-ı dilde olan Derûnî'ye ol Lücce-i Deryâ gerek
29 Recep 1446