Sayfalar

10 Kasım 2019 Pazar

Resûlullah Mir'ât-ı Hakk'dır

Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri buyurdular ki :
İşin başı Resûlullah sallallahu aleyhi veselleme muhabbetdir. Çünü O, "Sirâc-ı münîr"dir. O, "Beşîr"dir. O, "Nezîr"dir. O, "Rahmete'l-lil-âlemîn"dir. Allahu Zü'l-Celâl ve Tekaddes Hazretleri O'nun hakkında, "وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ ve mâ rameyte iz rameyte velâkinnallahe ramâ" buyurmuş ve "لَقَدْ جَٓاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَز۪يزٌۘ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَر۪يصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَؤُ۫فٌ رَح۪يمٌ lekad câeküm resûlün min enfüsiküm 'azîzün 'aleyhimâ 'anittüm harîsun 'aleyküm bil mü'minîne raûfun rahîm" buyurarak isimleriyle kendisini taltîf buyurmuşdur.  
Cenâb-ı Hakk, "وَمَا رَمَيْتَ اِذْ رَمَيْتَ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ رَمٰىۚ ve mâ rameyte iz rameyte velâkinnallahe ramâ" âyetiyle tevhîd-i ef'âli zuhûra getirmişdir. Hazret-i Allah, "Habîbim Muhammed! Sen attığın vakit sen atmadın, senin elinle ben attım" diyor.
İkincisi, Allah, habîbi Muhammedine "Raûf", "Rahîm" ve "Azîz" esmâlarını yani kendi isimlerini  vermişdir. Bize de ihsân etmiş, bize de "Mü'min" esmâsını vermiş, kendi isimlerinden bir isim de "Mü'min" ismidir.
Yine, "اِنَّ الَّذ۪ينَ يُبَايِعُونَكَ اِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللّٰهَۜ يَدُ اللّٰهِ فَوْقَ اَيْد۪يهِمْۚ فَمَنْ نَكَثَ فَاِنَّمَا يَنْكُثُ عَلٰى نَفْسِه۪ۚ وَمَنْ اَوْفٰى بِمَا عَاهَدَ عَلَيْهُ اللّٰهَ فَسَيُؤْت۪يهِ اَجْرًا عَظ۪يمًا۟ innellezîne yübâyi'ûneke innemâ yubâyi'ûnallah, yedullahi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenküsü 'alâ nefsih, fe men evfâ bimâ 'âhede 'aleyhullahe feseyü'tîhi ecran 'azîmâ" âyetiyle de tevhîd-i zât eylemiş ve "فَكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ اَوْ اَدْنٰىۚ fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ" âyetiyle Peygamber'in tevhîd-i zâtını i'lân eylemişdir.
Resûlullah'ı bir parça anlayacak olursak işin rengi değişecekdir. Hazret-i Muhammed aleyhisselâmı "babası Abdullah, annesi Emine, Mekke'de doğdu, Medîne'de öldü" filan diye biliyorsan, onu Ebû Cehil senden daha iyi bilir çünkü kendi kavmindendir. Peygamber'i öyle bilmeyeceksin. O, mirât-ı Hakk'dır. O'nun getirdiği hakdır, O'nun söylediği hakdır. O'nu gören Hakk'ı görmüş olur çünkü O, Hakk'ın mir'âtıdır. O'na ittibâ edeceksin, refahı orda, saâdetin orda, selâmetin ordadır. 
Allah bize Kitâb-ı Kerîminin zikrini ve fikrini nasîb etsin. Habîbinin zikrini ve fikrini nasîb etsin ve iltifatlarıyla cümlemizi darlıkdan ve cehennemin nârından âzâd eylesin. Âmîn.
 Âyînedir bu 'âlem her şey Hakk ile kâim
Mir'ât-ı Muhammed'den Allah görünür dâim

3 yorum:

  1. "Allah bize Kitâb-ı Kerîminin zikrini ve fikrini nasîb etsin. Habîbinin zikrini ve fikrini nasîb etsin ve iltifatlarıyla cümlemizi darlıkdan ve cehennemin nârından âzâd eylesin. Âmîn."
    Âmin.

    YanıtlaSil
  2. "Allah bize Kitâb-ı Kerîminin zikrini ve fikrini nasîb etsin. Habîbinin zikrini ve fikrini nasîb etsin ve iltifatlarıyla cümlemizi darlıkdan ve cehennemin nârından âzâd eylesin. Âmîn."

    Yâ mukallibe’l-kulûb! Sebbit kalbî alâ dînike!

    YanıtlaSil
  3. "O, mirât-ı Hakk'dır. O'nun getirdiği hakdır, O'nun söylediği hakdır. O'nu gören Hakk'ı görmüş olur çünkü O, Hakk'ın mir'âtıdır. O'na ittibâ edeceksin, refahı orda, saâdetin orda, selâmetin ordadır"
    Haksızlık yapmamak için Hakk olanı bileceksin,bulacaksın,Onunla olacaksın!
    Yok!
    Başka yol yok!
    Diğer yol bellediklerin bâtıl câhil insân!
    Ne zaman anlayacaksın?

    Yazıklar olsun size ve Allah'ın yanı sıra kulluk ettiğiniz şeylere. Siz hala aklınızı kullanmayacak mısınız?"

    اُفٍّ لَكُمْ وَلِمَا تَعْبُدُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ

    Uffin lekum ve li ma ta'budune min dunillah, e fe la ta'kılun.

    Enbiya/67

    YanıtlaSil