Sayfalar

28 Mayıs 2026 Perşembe

İbrâhim Aleyhisselâm Nasıl Allah'ın Dostu Oldu?

Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri buyurdular ki :

İbrâhim Peygamber üç şeyle imtihan oldu. Halîl oldu ama üç şeyle imtihan oldu. Bir. Malıyla. İki. Canıyla. Üç. Evladıyla. İnsanlara dünyâda Cenâb-ı Hakk'ın verdiği üç büyük nimet vardır. Bunların elden çıkması insanları büyük musîbetlere uğratır. Bir tânesi maldır. Birisi candır. Birisi evladdır. Baba olmayan evlad kıymetini bilmez. Şimdi gençler var içinizde, baba olmadığınız için bilmezsiniz siz ne demek olduğunu bunun. 

Cenâb-ı Allah Hazret-i İbrâhim Halîlullah'ı üç şeyle imtihan etdi. Birincisi canıyla imtihan etdi. Çünkü o devrin pâdişahı olan Nemrud, Allahlık davâsındaydı, "Ben yer Allahıyım" diyordu. Ve onlar putlara tapıyorlardı. İbrâhim aleyhisselâm peygamber olarak onlara ba's olundu. Geldi onların puthânesine, oradaki outların hepsini kırdı, en büyük putun boynuna kazmasını yâhud balyozunu asdı. Gelip bakdılar, putların hepsi kırılmış, büyük putun boynunda balyoz var, boynuna asılmış. Bakdılar İbrâhim Peygamber'e dediler ki, "Bizim dînimize yan çizen budur, buna soralım bakalım. Kim kırdı bunları yâ İbrâhim?". "Bana sormayın, ona sorun" dedi, "büyük puta" dedi, "o belki kızmışdır, bütün putları kırmışdır" dedi. Dediler ki İbrâhim Peygamber'e, "Canım bu taş konuşur mu?". "E konuşmuyorsa, onun canı yoksa ona niye tapıyorsunuz" dedi. Onların bâtıl olan dînlerini onlara kendi ilimleriyle çürüttürdü. Dediler ki, "Biz putlarımıza yardım edelim, İbrâhim'i ateşe atalım" dediler, İbrâhim Peygamber'i ateşe attılar. O kadar büyük bir ateş yakdılar ki, şimdi burada vakit kâfî gelmeyecek, büyük ateş yakdılar yani o kadar büyük ki, yanına sokulamadılar ateşin. Mancınıkla, o devirde mancınıklar vardı, ki bugün içinizde Urfalı varsa, orada mancınıkların taşları durmakda Urfa'da yani hâlâ, o mancınığa bağladılar ve salladılar, İbrâhim Peygamber'i ateşe attılar.  Cenâb-ı Hakk Celle ve Tekaddes Hazretleri, Allah için ateşe atılan İbrâhim'e nâr-ı Nemrûd'u yani Nemrûd'un ateşini nûr eyledi. V ebuyurdu ki, "يَا نَارُ كُون۪ي بَرْدًا وَسَلَامًا عَلٰٓى اِبْرٰه۪يمَۙ yâ nâru kûnî berden ve selâmen alâ İbrâhim". Allah emretdi ateşe, "Ey ateş! Selâmet ol, soğu, bağ, bahçe ol". Ateşlerin közleri gül, dumanları yaprak oldu. Çiçeklik oldu başdan aşağı. 

Allah için kim kendini ateşe ataesa, nasıl ki nâr-ı Nemrûd İbrâhim'e nûr olduğu gibi, Allah için kendini ateşe atanlara Cenâb-ı Allah ateşi nûr eyler. Sana bunda büyük ibret var. Dost olmak lâzım Allahu Teâlâ Hazretleriyle. Sana bir incelik var burada, konuşduğum söze dikkat edersen eğer. Allah bunu sana gösteriyor. 

Hakk ile Hakk olanlara kendi özün bilenlere
Hakk yolunda ölenlere kan bahâsı dinar olmaz
Eğer âşık isen Yâr'e sakın aldanma ağyâre
Düş İbrâhim gibi nâre bu gülşende yanar olmaz

İbrâhim aleyhisselâm canıyla imtihan verdi. Ve Allah gösterdi. "İşte bana halîl olan benim için ateşe girer" dedi, gösterdi. İbrâhim'e de bildirdi dostluğunun mikdârını. 

İkincisi, İbrâhim aleyhisselâm malıyla imtihan oldu. Bir gün İbrâhim aleyhisselâm Allah yoluna bin tâne koç kesdi. Bin tâne! Ve üç yüz sığır kesdi. Ve yüz tâne deve kesdi. Bin koç! Bir seferde! 

Bugün parası olup da kıyamayanlara söylüyoruz bunu. Dostluk kolay değil. Kıyamıyorsun ama o parayı burada bırakacaksın. Ve dostuna kalmayacak para, mutlakâ düşmanına bırakırsın. Toplayıp Allah yoluna sarfetmediğin parayı. Hiç zannetme ki dostuna kalacak. Muhakkak düşmanına kalacak. 

Şimdi, kimin dostu İbrâhim aleyhisselâm? Allah'ın. Allah da kimin dostu? Halîl'in. Allah'a dost olursan Allah senin dostun olur. Allah'ı seversen Allah seni sever. Sen Allah'a yürüyerek gidersen Allah sana koşarak gelir. Sen Allah dersen, Allah, "Lebbeyk kulum ne istiyorsun?" der, sana cevâb verir. Duymaya kulak gerekdir. Görmeye göz gerekdir. 

Binâenalâzâlik İbrâhim aleyhisselâm dostu uğruna bin tâne koç kesdi. Üç yüz sığır kesdi. Yüz deve kesdi. Taaccüb etdiler bazı gâfiller, "İbrâhim Peygamber bu kadar kurban kesdi, bu kadar malını Allah yoluna sarf etdi" diye konuşunca böyle, "Nedir ki bu yapdığım işler" dedi Hazret-i İbrâhim Halîlullah, "Bu hiç bir şey değil" dedi. "Allah bana bir evlad verse", ciğerparçam çünkü evlad insanın ciğeridir, bırak böyle malı, yüz deve, üç yüz sığır, bin koç, ciğerparçam olan çocuğumu da Allah yoluna ne yaparım, kurban ederim" dedi. Bunu söyledi, "Dostum uğruna çocuğumu kurban ederim".

"Efendim olur mu böyle şey?" diye bana sorma. Senin ceddin, senin deden de çok kurban verdi evladlarını Allah'a. Harbe gönderdi ya! Her evde bizim kurbanlarımız var Allah için. Zamanımız gibi değildi dedelerimiz, çocukları şehîd olduğu vakitde babalarımız sevinirlerd, şehîd babası olduk diye. Anneler çocuklarını büyütürken, oğlum harbe gitsin, i'lâ-yı kelimetullah için Allah yoluna ölsün ve olsun. Çünkü Allah yoluna ölenler ölmezler, olurlar. Şehîdler ölmez. Şehîd annesi olayım, yarın yevm-i kıyâmetde, onunla iftihar edeyim ben. 

Şimdi, Allah sizi mansûr u muzaffer bizi mahfûz eyleye, sen harbden kaçarsın, askerden sırt çevirirsin. Öyle değil! Âbâ u ecdâdın Allah yoluna çok kurban vermişdir, evladlarını göndermişlerdir. "Haydi evladım git, şehîd ol" diyor. "Şehîd annesi olayım, şehîd babası olayım" diyor. Onun için yalnız İbrâhim Peygamber oğlunu kesmedi, Ümmet-i Muhammed çocuklarını Allah yoluna verdiler, kurban etdiler. Her evde kurban var. Senin ceddin, amcan, deden, dayın, baban. Hepimiz ya şehîd çocuğuyuz, ya şehîd torunuyuz, muhakkak sûretde. Allah yoluna kurbanları verdik. Geçiyoruz. 

"Bu nedir bu verdiğim şeyler benim, Cenâb-ı Hakk bana müsaade etsin, Allah bana bir evlad versin, evladımı kendi elimle Allah'a kurban edeyim, bu malın ne kıymeti var" dedi. Ve Cenâb-ı Hakk işte Kur`ân-ı Kerîm'de söylüyor burada şimdi. "رَبِّ هَبْ لِي مِنَ الصَّالِحِينَ rabbi heblî mine's-sâlihîn, Yâ Rabbi bana sâlih bir evlad ver" dedi İbrâhim Peygamber, "o sâlih evlâdı senin yoluna kurbân edeyim" dedi.  "Ve biz melâikeyi gönderdik onu tebşîr eyledik, bi gulâmin halîm, hilmiyyet sâhibi, iffet, ırz, nâmûs sâhibi bir çocukla, bir evladla onu tebşîr etdik" diyor Cenâb-ı Hakk. "فَبَشَّرْنَاهُ fe beşşernâhu", biz onu tebşîr etdik, müjdeledik, "بِغُلَامٍ حَل۪يمٍ bi gulâmin halîm", hilmiyyet sâhibi, iffet, ırz sâhibi, vatanını seven, Allah yoluna fedâ-yı câna hâzır olan, Allah için gözünü budakdan sakınmayan bir evlad verdik. Kim bu verilen evlad? İsmâil aleyhisselâm.

İbrâhim aleyhisselâmın Allah'a dost olma yolunda üçüncü imtihanını yani oğlu İsmâil aleyhisselâmı kurbân edişini de şuradan okuyabilirsiniz.

www.muzafferozak.com

1 yorum:

  1. ​Halîl oldu o sultân bezm-i aşkın râhında
    Mülkü bezl etti evvel durdu Hakk dergâhında

    YanıtlaSil