DEHÂLET
Derdliyim yâ Resûlallah derde dermân sendedir
Bir günâhkâr sâilim lutf u ihsân sendedir
Tut elimden yâ Muhammed bir garîb ümmetinim
Rahmetine muntazırım sırr-ı Rahmân sendedir
Dört yanımdan gam çerisi hep taarruz eyledi
Bencileyin derdlilere emn ü amân sendedir
Dost bildiğim düşmanlarım dört yanımdan sardılar
İnâyet kıl ey Efendim emr ü fermân sendedir
Hakk teâlâ kitâbında sana "ra'ûf" buyurdu
Rahm ü şefkat şi'ârındır 'ulüvv-i şân sendedir
Sığınanı reddetmezsin ey Habîb-i Kibriyâ
Sen bilirsin ahvâlimi nihân 'ıyan sendedir
Yüzüm yokdur dergehinden isti'dâ-yı himmete
Sen melce-i fukarâsın bâb-ı gufrân sendedir
Sen enîs-i du'afâsın ey Resûlü's-sekaleyn
Bu fakîre bir nazar kıl çeşm-i im'ân sendedir
Bir belâya giriftarım yâ Şefî'allah meded
Destgîrim ol halâs eyle yalışî yamân sendedir
Aşkî kulun niyâz eyler kurtar Allah aşkına
Dü-cihânda penâhımsın kevn ü mekân sendedir
Es-Seyyid Eş-Şeyh
Muzafferüddîn Aşkiyyü'l-Cerrâhiyyü'l-Halvetî
ÎZÂH
Efendi Hazretleri, bu nutkunu, görünüşde dost ama hakîkatde menfaat peşinde koşan, samîmiyyetsiz, vefâsız, işi gücü eziyet ve cefâ olan kişilerin ezâ ve cefâları sebebiyle yazmışdır. Efendi Hazretleri gibi büyük insanların etrâfında çok adam toplanır ama bunların büyük bir kısmı samîmî değildir, hep bir menfaat peşindedir. Kimi para-pul, kimi şan-şöhret, kimisi de makâm-mevki peşindedir. İhlaslı olan kişiler pek ama pek azdır. Büyük mürşidler samîmiyetsizliklerini bilseler dahî gelene git demezler, kendilerine yapılan ezâ ve cefâya hep tahammül ederler. Çok daraldıklarında ise, kimseye şikâyet etmeyip sadece Allah'dan yardım diler, sâhib-i şefâ'at, melce-i fukarâ ve enîs-i du'afâ olan Resûl-i Kibiryâ'ya ilticâ eder, O'ndan istişfâ ve istimdâd ederler. Efendi Hazretlerinin buna benzer bir nutk-i şerîfini de şu bağlantıdan okuyabilirsiniz. Efendi Hazretlerinin bu ve benzeri nutk-i şerîflerini niçin yazdığını "Sadâkat ve İhanet" başlıklı yazımızda uzun uzun beyân etmişdik.
Efendi Hazretleri, bu nutkunu, görünüşde dost ama hakîkatde menfaat peşinde koşan, samîmiyyetsiz, vefâsız, işi gücü eziyet ve cefâ olan kişilerin ezâ ve cefâları sebebiyle yazmışdır. Efendi Hazretleri gibi büyük insanların etrâfında çok adam toplanır ama bunların büyük bir kısmı samîmî değildir, hep bir menfaat peşindedir. Kimi para-pul, kimi şan-şöhret, kimisi de makâm-mevki peşindedir. İhlaslı olan kişiler pek ama pek azdır. Büyük mürşidler samîmiyetsizliklerini bilseler dahî gelene git demezler, kendilerine yapılan ezâ ve cefâya hep tahammül ederler. Çok daraldıklarında ise, kimseye şikâyet etmeyip sadece Allah'dan yardım diler, sâhib-i şefâ'at, melce-i fukarâ ve enîs-i du'afâ olan Resûl-i Kibiryâ'ya ilticâ eder, O'ndan istişfâ ve istimdâd ederler. Efendi Hazretlerinin buna benzer bir nutk-i şerîfini de şu bağlantıdan okuyabilirsiniz. Efendi Hazretlerinin bu ve benzeri nutk-i şerîflerini niçin yazdığını "Sadâkat ve İhanet" başlıklı yazımızda uzun uzun beyân etmişdik.
NAĞME-İ AŞK

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder