Sultânım, ben bu yaşa kadar gaflet ve zulmet içinde yaşadım. Tam sizin nûrunuzla yolumu buldum derken siz şimdi vedâ ediyorsunuz. Siz gidince ben ne yapacağım?O büyük mürşid, bendesine şu cevâbı vermiş :
Evlâdım, sen gönlünü hoş tut. Bilesin ki, bizden sana akseden ve senin yolunu aydınlatan o nûr, Hakk'ın nûrudur. O nûr kime isâbet ederse o kimse bir daha aslâ yolunu kaybetmez!
Sırr-ı "Âdem"dir hakîkat Hakk ile vahdet-nümâ
Nûr-i tevhîd ise kasdın eyle "lâ"dan ictinâb
Akseder nûr-i ezel âyîneden âyîneye
Cezbe-i envâra kıl mir'ât-ı Sübhân'ı taleb

Allah razı olsun efendim.
YanıtlaSil