Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri buyurdular ki :
Gıybet orucu bozar. Adam çekişdirmek orucu bozar. Farz sâkıt olur ama sevap alamazsın, boşuna aç durursun yani.
Yani adam çekişdirmenin manâsı, bazıları yanlış biliyor onu, yapdığı şeyi söylemek adamın. Yapmadığını söylemek bühtân o, daha büyük belâdır o. İftira yani. "Ben onun yapdığını söylüyorum, niye gıybet olsun" diyor. Yapmadığını söylemek, o bühtan o. Daha fenâ, daha ağır cezâsı.
Birisi dedi ki, "Biri geldi bendenize suâl sordu. Bir arkadaşım evlenecek, o evlenecek olduğu adamı benden soruyor. Ben şimdi ne yapayım? Söylesem iş bozulacak. Söylemesem vicdanım rahat etmeyecek" deyince Efendi Hazretleri buyurdular ki :
Söylemesi lâzım. Söylemesi lâzım. Diyecek ki, "Böyle böyle böyle çirkin işleri var ama memûldür ki evlenince bu kötü huyları terkeder. Bir cehâletle yapmışdır". "Tertemiz, mis gibi" derse, olmaz. Bu gıybet değil.
Şimdi, bir de şey var. Adamın birisi hayâ gömleğini sıyırmış, herkesi dolandırıyor. Geldi benden para istedi. Ben de geldim sana, "Sen bu adamı daha iyi tanıyorsun, bu adam benden para istiyor, nasıl bir adamdır bu?" diye sana sordum. "Sakın hâ verme" diyeceksin, "dolandırıcıdır" diyeceksin. Ama bir kere yapmış, sonra borcunu ödemiş, bir daha yapmamış. Onu söylemeyeceksin. Öbürü âdet edinmiş, soyuyor milleti, onu söyleyeceksin. O gıybet olmaz.
Ama bizim meslekde söylemek doğru değildir, tarîkat-ı aliyyede. Örtmek lâzımdır. "O vermezse ben veririm" diyeceksin.
www.muzafferozak.com

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder