Sayfalar

18 Mart 2026 Çarşamba

İftar Vaktinin Kıymeti

Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri buyurdular ki :

Ey müminler! Fırsatı ganîmet biliniz, oruçlusunuz. Hakk Teâlâ'ya kalben nidâ edin, gizli nidâ ile, Allah'dan isteğinizi isteyin, Allah sizi mahrûm etmeyecekdir. Hele iftar vakti.

Hazret-i Mûsâ, Cenâb-ı Hakk'ı görmek istedi, Hakk Teâlâ Hazret-i Mûsâ'ya dedi ki, "Len terânî Yâ Mûsâ, sen beni göremezsin". Ve "Aramızda yetmiş bin perde var yâ Mûsâ" dedi, "şu anda seninle benim aramda. Bir zaman gelir, Ümmet-i Muhammed'e Ramazan orucunu farz ederim, iftar vaktinde onlar sofraya otururlar, benim emr-i ilâhîmi beklerler", ezânı. "Okundu mu ezân? Kaç dakîka var?". Kimi duâ ediyor, kimi senâ ediyor.

İftar vakti olduğu vakitde, sofranın başında, boyunlar bükülüyor, izn-i ilâhîyi bekliyorlar böyle. Cenâb-ı Hakk meleklere mübâhat ediyor, meleklerine, "Ey meleklerim, hani ben Âdem'i halk edeceğim vakitde, 'Kan döker bunlar, fesada uğratır kâinâtı' demişdiniz, bak bak bak, görün, emrimi nasıl dinliyorlar. Önlerinde yiyecekleri, içecekleri var, uzatmıyorlar ellerini. Keseleri var, irâdeleri var, istekleri var, fakat benim emrimi dinliyorlar. Görün işte".

"Yâ Mûsâ işte o ân geldiği vakitde, seninle şu ânda aramızda yetmiş bin perde var, Tûr'da, Tûr-ı Sînâ'da, orada perdeyi kaldıracağım, Ümmet-i Muhammed'le aramda perde yokdur" diyor Hazret-i Allah. Bu fırsatı ganîmet bil. 
Efendi Hazretleri, ciddî rahatsızlıklarına rağmen ömrünün sonuna kadar orucu hiç bırakmadı. Şekeri hep çok yüksek seyretdiği için oruç tutmasının mahzurlu olduğunu söyleyenlere "Allah oruçdan öyle bir zevk veriyor ki ben o zevki hiçbir şeye değişmem" buyururlardı. Efendi Hazretleri, herkesin açlık, susuzluk ve yorgunluk sebebi ile keyifsiz olduğu iftara yakın saatlerde çok neşeli ve keyifli olurlar, tadına doyulmaz sohbetler yaparlardı. "Bu vakitlerde sekr-i sıyâm vardır" buyururlardı.
www.muzafferozak.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder