Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri şakacılığıyla meşhûr Veli Efendi'nin hikâyelerini hep anlatırlardı. Veli Efendi'nin devamlı kendisiyle uğraşdığı bir arkadaşı varmış, Kazasker bu zât. Ona ağır ağır şakalar yaparmış Veli Efendi. Efendi Hazretleri o şakalardan birini şöyle anlatmışlardı :
Bir Ramazan günü Kazasker Veli Efendi'yi iftara davet etmiş. Veli Efendi "Gelemem" demiş. Kazasker "Canım hatırım yok mu?" diye israr edince Veli Efendi "Hatırın büyük, gelirim ama söyleyemiyorum. Benim kimseye söyleyemdiğim bir sırrım var ki onu söylersem sen de beni ayıplayacaksın" demiş. Kazasker iyice meraklanmış ve "Söylesene" diye ısrar edince Veli Efendi "Ben iftardan sonra muhakkak bir kadeh rakı içerim. Bu benim eski bir alışkanlığım, bundan vazgeçemiyorum. Eğer bunu kabûl edersen gelirim" demesin mi! Kazasker, "Veli, Allahını seversen böyle şeyler çıkarma benim başıma. Ben bu sarığımla cübbemle Ramazan günü sana nereden rakı bulurum, deli misin dîvâne misin yahu!" diye serzenişde bulununca Veli Efendi, "Peki, onun kolayı var, ben rakımı kendim getireyim" demiş. Kazasker, çâresiz "Hay Allah cezânı versin, peki al öyleyse" demiş.
Veli Efendi ertesi gün bir şişe rakı almış ve Kazasker'in makâmına gitmiş. Oradan çıkıp berâberce Kazasker'in evine doğru yola koyulmuşlar. Bayezid'den geçerlerken, Veli Efendi demiş ki,"Mısır'dan bir hâfız gelmiş, Bayezid Camisinde mukâbele okuyormuş, o kadar güzel okuyormuş ki nâmı arşa yükselmiş, ne olur şu hâfızı biraz dinlesek". Kazasker, "Peki" demiş. Berâberce câmiye doğru giderlerken Veli Efendi, "Benim elbisem dar, rakı şişesi için hiç müsâid değil, senin cübben geniş, şu rakı şişesi sende dursun" diyerek bir emrivaki ile şişeyi Kazasker'e vermiş. Camiye girmişler, Mısırlı hâfız orada mı burada mı diye sağa sola bakınırlarken Veli Efendi bir fırsatını bulup elindeki bastonla Kazasker'in elbisesinde gizlediği rakı şişesine hafifçe vurmuş. Vurunca pul şişe hemen kırılmış ve anason kokusu bütün camiye yayılmış. Bütün cemaat ayağa kalkmış, "Hangi zındık yapdı bunu! Arayın, bulun, kim bu edebsiz!" diye bağırmaya başlamışlar. Veli Efendi hemen ortadan kaybolmuş, zavallı Kazasker ortada kalmış.
www.muzafferozak.com

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder