Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri her Ramazan anlatırlardı bu hikâyeyi:
Sahura kalkıyor Bektâşi, herkesden önce oturuyor sofraya, sabahleyin kalkıyor orucu yiyor. Kadın dayanamış, karısı, "Mülhid herif!" demiş, "Zındık herif! Alçak herif! Sahuru ziftleniyorsun, gündüz de orucu yiyorsun kör olasıca!". Bektâşi kadına dönmüş, "Peki sana bir şey soracağım. Oruç tutmak nedir?" demiş kadına. "Farz". "Tamam. Sahura kalkmak nedir?". "Sünnet". "Peki kör olasıca karı" demiş, "haydi oruç tutmuyorum, farzı yiyorum diye, sünneti de terk mi edeyim!" demiş.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder