Molla Câmi Hazretleri Subhâtü'l-Ahbârında buyuruyorlar ki :
Ey ot gibi kendi kendine biten! Seni heves rüzgarları hareketlendirmekdedir. Dâimâ hevâ rüzgârlarıyla hareket etmekde, rüzgar kesilince sâkin durmakdasın. Hevâ ile hareket etmek çer çöp âdetidir, yalnız Allah için hareket etmek gerek. Hevâ geldiğinde dağ gibi ayağını yere sağlam bas, pek hareket etme. Allah seni çağırırsa başını ayak edip, ayağını havaya koyup yola koyul. Kan içici hevâ vâdîsinden ayağını çek, ağyâr ile sohbetden elini eteğini çek. Samîmiyet kıblesine yönel, halkı bırak Allah'a koş. Ne vakte kadar halk için Hakk'a taparak dînini mahvedeceksin! Seni kimse görmezken namaz vakti yem yiyen tavuk gibi oluyorsun. Kuşun yem için başını yere götürmesi gibi secdeye varıyorsun. Beytullah'a doğru yapdığın secde bir yem yeme müddeti kadar. Ne o secdende bir vakar, ne de gönlünde huşû var. Yanında biri varken ise secdeye vardığında başını samana daldırmış harman öküzü gibi başın secdede uzun müddet kalıyor. Allah'dan başkası için secde etmek şirkdir, şirk ise cân yüzündeki kirdir. İhlâs pınarından bir sızıntı ara da cânının yüzündeki o kiri yıka. İhlâs nedir? Kalbi benlikden koparmak, işini Allah'a bırakmakdır. Kalbin akçesini her şeyden hâlis kılmak, yüzünü altın gibi arındırmakdır. Dünyâlıklara gönül vermemek, cennete ve hûriye göz dikmemekdir. İki cihândan da sıyrılıp kıbleyi bir etmek, bütün vehim ve şübhelerden yüz çevirmekdir. Böyle bir ihlâsla yol alırsan, has kullar arasına girersin, kurbiyyet hutbesi senin adına okunur, vuslat şarâbını yudumlarsın, oyunun gerçek olur, yanlışın doğruya döner, latîfen ihsâna ve sevâba sebeb olur, ikbâl kabesinin ve azamet perdesinin mahremi olursun.

Kalbinde zikr olanın sözü bize inci mercân...
YanıtlaSil"Kıbleyi bir et!"