Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri buyurdular ki :
Ucubun çâresi, ibâdetine güvenmeyeceksin, Allah'a güveneceksin. Şeyh Mansur'u anlatayım size, kıssasını, daha güzel olacak.
Şeyh Mansur ağlıyormuş, ölürken ağlıyormuş, oğlu demiş ki, "Baba, niye ağlıyorsun?" demiş. "Yetmiş tâne haccın var senin" demiş, "yetmiş defa hacca gitdin" demiş, "yayan yürüyerek". O devirde yayan yürüyorlar hacca. Yolda eşkiyâ var, hastalık var, korku var, her türlü şey var yollarda. Denizden gitsen korsanlar var.
"Baba" demiş, "senin yetmiş defa haccın var, ne ağlıyorsun? Sen korkarsan, bizim hâlimiz nice olacak?" demiş oğlu. "Âh evlâdım! Âhiret âlemini sen bilmi-yorsun" demiş, "resûller, peygamberler ağladılar. Peygamberler dediler ki, 'Bizim gördüğümüzü siz görseniz, bizim bildiğimizi siz bilseniz, gülmezdiniz, eğlenmezdiniz' dediler" demiş. Vefât etmiş.
Sonra görmüş oğlu rüyâda, "Baba, ne haber?" demiş. "Sorma! Kitaplarda gördüğümüz gibi değil âhiret âlemi" demiş. "Hakk Teâlâ beni aldı, 'Ey kötü ihtiyar! Günahla saçını sakalını ağartan ihtiyar! Gel bakalım buraya' dedi, bana sorular sordular. Bana 'Neyle geldin?' diye sordular. Ben dedim ki, 'Yâ Rabbi, yetmiş haccım var. Yayan yürüdüm gitdim'. 'Onları ben kabûl etmedim' dedi Cenâb-ı Hakk, 'riyâ var onlarda' dedi. Bu kadar namaz kıldım Yâ Rabbi, ‘Onu da kabûl etmedim’ dedi Cenâb-ı Hakk. Bu kadar oruç tutdum Yâ Rabbi, ‘Onu da kabûl etmedim’. Bu kadar zekât verdim, sadakât yapdım Yâ Rabbi, ‘Onu da kabûl etmedim’ dedi Cenâb-ı Hakk”. O vakit demiş ki, "Eyvâh! Şeyh Mansur helâk oldu" demiş. Yokluğa düşmüş yani. Güveniyordu ibâdetlerine. Allah'a güvenmedi, ibâdetlere güvendi. "Şeyh Mansur helâk oldu" deyince, "Yok helâk olmadın" demiş Cenâb-ı Hakk. Bir gün yola diken atmışlardı, müminlerin ayağına batmasın diye dikeni kaldırdın, kenara koydun, onun için seni affetdim" demiş. "Sen buna hiç kıymet vermedin, dayanmadın buna, bir şey bu değil diye. Halbuki ben bundan dolayı seni affetdim" diyor.
Gene bir zât hacca gidiyormuş, Zünnûn-ı Mısrî Hazretleri. Gelmiş bir yere bakmış bir köpek, kuyunun etrafında böyle dolaşıyor, susamış hayvan, yerleri yalıyor. Zünnûn-ı Mısrî Hazretleri demiş ki, geldiği kervana dönmüş, demiş ki, "Vallahi ve billahi ve tallahi bu haccım yaya olarak yetmişinci hacdır. Yanımda suyum yok bu hayvana vereyim, kimde su varsa versin bu hayvana, Allah şâhid olsun, yetmiş haccımın sevâbını ona vereceğim" demiş. Köpeği sulamak için.
www.muzafferozak.com

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder