Mürşid-i Azîzim Muzaffer Efendi Hazretleri şu hâtırasını ibret olsun diye anlatmışlardı :
Haccdan dönen Rumelili bir Bektâşî dervîşi gördüm, elinde bir şişe vardı. "Bu şişede ne var?" diye sordum, "Rakı" demesin mi! "Haccdan gelirken hiç rakı alınır mı! Kime götürüyorsun sen bunu?" diye sorunca, ne dese beğenirsin, "Şeyhime götürüyorum, o istedi".Vaktiyle bu gibi hâdiseler nâdirâtdan olur, ibret için anlatılır, hem gülüşülür, hem ders alınırdı. Bugün ise maalesef görüyoruz ki namazsız Bektâşîlik, Ali'siz Alevîlik, Mevlânâ'sız Mevlevîlik, derken gele gele Muhammed'siz İslâm ve en nihâyet Allah'sız müslümanlık noktasına kadar geldik. Ne diyelim, Allah âkıbetimizi hayr eylesin.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder