Sayfalar

▼

16 Ekim 2026 Cuma

Köleler Efendilerini Dünyâya Getirdikleri Vakit

 
Çocuklarına prens ve prenses muâmelesi yapan ebeveynlerin kulakları çınlasın. Günümüzün bir modası da bu. Modern tabirle trendi mi deseydik. Vaktiyle ana babalar mürebbî idi, çocuklarını terbiye ederlerdi. Şimdi çocuklar mürebbî, ana babalarını terbiye ediyorlar. Dünyâ tersine döndü âdetâ. Çocuk âmir yâni emir veren bir efendi durumunda, ana baba ise memûr, hizmetkâr, çocuk ne derse yapmaya hazırlar. 

İş o hâle geldi ki çocuk daha dünyâya gelmeden ana baba telâşa kapılıyor. Türlü türlü hazırlıklar yapılıyor, kıyâfetler, yataklar, oyuncaklar tedarik ediliyor, odalar tahsîs ediliyor, süsleniyor, püsleniyor. Gören de zannedecek sanki pâdişahın çocuğu dünyâya geliyor. Çocuk doğduğunda yapılanlara bakınç. Baby shower dedikleri bir kutlama var. Ama Yâ Rabbi! Ne yüce bir varlık ki bu çocuk, onun için büyük kutlamalar yapılıyor, paralar harcanıyor, türlü türlü ikramlar yapılıyor, takılar takılıyor, hediyeler behiyeler havada uçuşuyor. Çünkü prens yâhud prenses hazretleri dünyâyı teşrîf ediyor. Ana baba ise sanki saraydaki hizmetçiler gibi ona hizmet etmekle mükellef. 

Çocuk bin nâz ile büyütülüyor. Aman Allahım o ne ihtimam, o ne itina, o ne iltifat! Böylesi ancak saraylarda dünyâya gelen pâdişah çocuklarına yapılırdı. Yedirecek yemek bulunamıyor, her şeyin en iyisi, en organiği, en faydalısı aranıyor. Giydirilecek elbise bulunamıyor, her şeyin en alâsı, en markalısı, en havalısı isteniyor. Çocuk biraz daha büyüdüğünde, okul beğenilmiyor, öğretmen beğenilmiyor, kurs beğenilmiyor. Sanki prens hazretlerinde öyle bir isitdad var ki en pahalı, en havalı okula giderse yeni bir Einstein ortaya çıkacak. Prenses hazretlerinde öyle bir kâbiyyet var ki piyano dersi alırsa virtüöz olacak, şöhreti dünyâya yayılacak. 

İşin sonunda ne olduğunu da görüyoruz. Bu şekilde prens ve prenses muâmelesi gören çocuklardan hiç bir şey olmuyor. Ana babalar onlara farkında olmadan kötülük yapmış oluyorlar. Çünkü çocuk yalandan bir hayât yaşıyor, sanal bir âlemde dolaşıyor. Gerçek hayatla yüzyüze geldiğinde hapı yutuyor. Hayâtın gerçekleri ile başa çıkamıyor, çuvallıyor. Evliliği bile yürütemiyor. Başarısız oluyor, mutsuz oluyor, depresyona giriyor. Çünkü kendisinden beklenenlerin hiç birini gerçekleştiremeyeceğini anlıyor.

Sakın siz yapmayın böyle. Ana babanın görevi çocuğu hayata hazırlamakdır. Bunu ne okul yapabilir, ne kurs, ne de çevre. Çocuk rahat etsin diye ona bir konfor alanı oluşturmak çocuğa yapılacak en büyük kötülükdür. Hayatın zorluklarıyla bir ân evvel tanışsın ki hayâta atıldığında sürpriz olmasın ona. Şimdiden zorluklara sabretmeyi, nâhoşluklara tahammül etmeyi öğrensin. Sakın ona özel yemek yapmayın, yemek seçmesine izin vermeyin. Nenden? Çünkü önüne konan her yemeyi yerse yarın hayata atıldığında muhakkak istemediği şeyler önüne gelecekdir, onları da hoşlukla karşılar. Sakın her istediğini almayın. Neden? Çünkü hayâta atıldığında her istediğini elde edemeyecek, şimdiden öğrensin bunu kerata. Şunu unutmayın sakın. Her türlü ilerleme, gelişme, olgunlaşma, zahmete ve meşakkate bağlıdır. Zahmetsiz hiç bir şey olmaz. Konfor insanı mahveder. Maddî manevî bütün başarılar rahatı, konforu terkederek elde edilmişdir. 

3 yorum:

  1. Mehdi as hakkında yazınız varmı ne zaman gelicek

    YanıtlaSil
  2. Bugün iş arkadaşım yanıma geldi ve bana kızından dert yandı. Onca özel dersler, kurslar, yurtdışı gezileri, daha neler neler harcanan lise 2. sınıf öğrencisi kızımız annesinin odasına kapıyı çalıp izin alarak girmesinden rahatsızmış. Evet, Bir anne kızına özenle dizdiği pahalı mobilyalı o odaya kapıyı çalıyor izin alıyor ve kızı bundan rahatsız. Çünkü anne vasfısını kullanarak bunu yapıyormuş. Bu hal ergenlikten kaynaklıymış. Peki bu çocuğun yaşında olup hem okuyan hem çalışan hayatın yükünü çeken çocuklar ergen değil mi?

    YanıtlaSil