Bir gün Azrâil aleyhisselâm Süleyman Peygamber'in meclisine gelmiş. Orada oturanlardan birisine gözünü dikmiş, dik dik bakmış. Adam da bundan rahatasız olmuş. Melekü'l-Mevt meclisden ayrılınca, adam, "Bu kimdi?" diye sormuş Süleyman Peygamber'e. "O ölüm meleğidir" demesin mi! Adam iyice heyecanlanmış, "Sanki benim canımı alacakmış gibi bakıyordu bana" deyince, Süleyman Nebî, "Ne istiyorsun?" demiş. Adamcağız, "Rüzgârın beni Hindistan"a götürmesini istiyorum" demiş. Süleyman Peygamber rüzgâra emir vermiş, o da adamı Hindistan'a götürüp bırakmış. Bir müddet sonra Azrâil aleyhisselâm gene gelmiş. Süleyman aleyhisselâm, "Sen, benim yanımda oturanlardan birisine dik dik bakıp durmuşsun, neden böyle yapdın?" diye sormuş. O da, "Şaşırdığım için öyle bakdım" demiş, "çünkü ben onun rûhunu Hindistan'da kabz etmekle emrolunmuşdum. Oysa o senin yanında oturuyordu. Aynı gün nasıl gidecek bu adam Hindistan'a diye şaşıp kalmışdım?" demiş.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder