Sayfalar

12 Ocak 2026 Pazartesi

Beni Lutfunla Mesrûr İt


MÜNÂCÂT

Eyâ lutf ıssı Allahım
Beni lutfunla mesrûr it
Cemî'-i hâle âgâhım
Beni lutfunla mesrûr it

Kapuna geldi bu miskîn
Seni ister olup gamgîn
Dili gamgîn gözü gamgîn
Anı lutfunla mesrûr it

Demâdem eyleyüp ihsân
Anı halk eyledin insân
Dem-i âhirde vir îmân
Beni lutfunla mesrûr it

Kemâl-i zâtına irgür
Eğer ölmüş ise dirgür
Anı ağlatmayup güldür
Beni lutfunla mesrûr it

Raûfî'nin kusûru çok
Hazînende kusûrun yok
Senin lutfuna gâyet yok
Beni lutfunla mesrûr it

Ahmed Raûfî
Kuddise Sırruh

1 yorum:

  1. RAÛFÎ - BENİ LUTFUNLA MESRÛR İT (MÜNACAT)

    ### 1. BEYİT

    **Eyâ lutf ıssı Allahım / Beni lutfunla mesrûr it**
    **Cemî'-i hâle âgâhım / Beni lutfunla mesrûr it**

    * **Kelimeler:**
    * **Eyâ:** Ey, hey (Seslenme ünlemi).
    * **Lutf:** İyilik, güzellik, bağış, ihsan.
    * **Issı:** Sahibi (Eski Türkçede "ıye/ıssı").
    * **Mesrûr:** Sevinçli, mutlu, şen.
    * **Cemî'-i hâl:** Hallerinin tamamı, her türlü durum.
    * **Âgâh:** Haberdar olan, bilen, uyanık.


    * **Günümüz Türkçesi:** Ey lütuf sahibi Allah’ım! Beni lütfunla sevindir. Ey her türlü halimi bilen Rabbim! Beni lütfunla mutlu kıl.
    * **Şerh:** Şair söze Allah’ın "Lütuf Sahibi" oluşuna seslenerek başlar. İnsanın her halini bilen (âgâh) tek merci Allah olduğu için, gerçek mutluluğun ve iç huzurun da ancak O’nun katından geleceğini vurgular.

    ---

    ### 2. BEYİT

    **Kapuna geldi bu miskîn / Seni ister olup gamgîn**
    **Dili gamgîn gözü gamgîn / Anı lutfunla mesrûr it**

    * **Kelimeler:**
    * **Miskîn:** Çok aciz, zavallı, (tasavvufta) benliğini yok etmiş derviş.
    * **Gamgîn:** Kederli, hüzünlü, dertli.
    * **Anı:** Onu.


    * **Günümüz Türkçesi:** Bu aciz kulun Senin kapına geldi; dertli bir halde sadece Seni arzular. Dili dertli, gözü dertli; onu lütfunla sevindir.
    * **Şerh:** "Kapıya gelmek" ifadesi, dünyevi tüm dayanakları terk edip Allah'a sığınmayı temsil eder. Şairin hüznü (gamgînliği), dünyevi bir kayıptan değil, ilahi aşka olan hasretinden kaynaklanır. Bu yüzden hem diliyle zikretmekte hem de gözüyle yaş dökmektedir.

    ---

    ### 3. BEYİT

    **Demâdem eyleyüp ihsân / Anı halk eyledin insân**
    **Dem-i âhirde vir îmân / Beni lutfunla mesrûr it**

    * **Kelimeler:**
    * **Demâdem:** Her an, sürekli.
    * **İhsân:** Bağış, iyilik, lütuf.
    * **Halk eyle-:** Yaratmak.
    * **Dem-i âhir:** Son vakit, son nefes, ölüm anı.


    * **Günümüz Türkçesi:** Her an iyilik ederek onu (kulu) insan olarak yarattın. Son nefesinde ona iman nasip eyle; beni lütfunla sevindir.
    * **Şerh:** İnsanın yokluktan varlığa çıkarılması ve "insan" şerefiyle mükerrem kılınması, Allah'ın her an devam eden (demâdem) bir ihsanıdır. Şair, bu yaratılış mucizesinin asıl meyvesi olan "son nefeste iman" (hâtime) lütfunu talep etmektedir.

    ---

    ### 4. BEYİT

    **Kemâl-i zâtına irgür / Eğer ölmüş ise dirgür**
    **Anı ağlatmayup güldür / Beni lutfunla mesrûr it**

    * **Kelimeler:**
    * **Kemâl-i zât:** Allah'ın zatının mükemmelliği, hakikati.
    * **İrgür-:** Eriştirmek, ulaştırmak.
    * **Dirgür-:** Diriltmek.


    * **Günümüz Türkçesi:** Onu Zatının hakikatine ulaştır; eğer (kalbi) ölmüşse onu yeniden dirilt. Onu ağlatmayıp güldür; beni lütfunla sevindir.
    * **Şerh:** Buradaki "ölüm" ve "diriliş" manevidir. Tasavvufta Allah'tan gafil olan kalp "ölü" kabul edilir. Şair, kalbinin marifetle dirilmesini ve Allah'ın zatının sırlarına ermesini diler. Gerçek "gülmek" ancak bu manevi uyanışla mümkündür.

    ---

    ### 5. BEYİT

    **Raûfî'nin kusûru çok / Hazînende kusûrun yok**
    **Senin lutfuna gâyet yok / Beni lutfunla mesrûr it**

    * **Kelimeler:**
    * **Kusûr:** Eksiklik, günah, hata / (Hazine için kullanıldığında) Eksilme, noksanlık.
    * **Hazîne:** Define, Allah'ın rahmet kaynağı.
    * **Gâyet:** Son, sınır, uç, nihayet.


    * **Günümüz Türkçesi:** Raûfî’nin günahı çoktur ama senin rahmet hazinende hiçbir eksiklik yoktur. Senin lütfunun sonu ve sınırı yoktur; beni lütfunla sevindir.
    * **Şerh:** Şair mahlasını kullanarak tevazu gösterir ve kendi kusurlarının çokluğunu itiraf eder. Ancak Allah’ın rahmet hazinesinin sonsuz olduğunu, kulun günahı ile o hazinenin eksilmeyeceğini belirterek sonsuz bir ümide sığınır.

    YanıtlaSil