Sayfalar

5 Ocak 2026 Pazartesi

النور En-Nûr Celle Celâluh

Nûr, sözlük manâsı itibariyle, aydınlık demekdir, ışık demekdir. Nûr, aynı zamanda aydınlatıcı demekdir. Yani hem kendisi zâhir hem başkalarını aydınlatan şeydir nûr. Tabii nûr deyince yalnız güneşdeki, aydaki gibi cismânî olan nûru anlamamak lâzım, akıl, ilim, irfân, hidâyet gibi nûrlar da vardır.

Bu isim Allah'a nisbet edildiğinde manâsı, "Varlığı apâşikâr" ve "Her şeyi aydınlatan" demekdir. Diğer bir ifâde ile, en-Nûr Celle Celâluh, her şeyin kendisiyle zâhir olduğu zât demekdir. Nitekim Allah kendisini semâvâtın ve ardın nûru olarak vasıflandırmış, "اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ Allahu nûru's-semâvâti ve'l-ard" buyurmuşdur. Yani cümle mevcûdâtı vâr eden, onlara hayât veren, onları ayakda tutan Allah'dır. Gene kâinâtda ne varsa hepsinde ilâhî bir tecellî vardır ve bizim onları idrâkimiz de bu tecellî ile olur. Ve gene kâinâtda ne varsa cümlesi Hakk'ın vahdâniyyetine bir delîldir, her şey ama her şey O'nu gösterir bize. " فَاَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللّٰهِۜ fe eynemâ tüvellû fe semme vechullah" bu demekdir. 

Cenâb-ı Hakk'ın bu esmâsı meşhûr 99 esmâ rivâyetlerinde yer aldığı gibi Kur`ân-ı Kerîm'de de bir kaç yerde geçer. Bunlardan en dikkat çekici olanı, sûreye de ismini veren yukarıdaki Nûr Âyeti'dir ki nice esrârı hâmil ve nice hakâiki zâmin olduğu için hakkında müstakil eserler telif edilmişdir Bu âyet-i celîlede nûr kelimesi beş defa zikredilmiş, her birinde ayrı bir manâya işâret edilmişdir. Âyetin tertîbi, fesâhati, belâgati ve bâhusûs içindeki kandil temsîli, hakîkaten insanı hayrete düşürür.

Kulun bu isimden alacağı hisseye gelince. Zâhirlerini ibâdet ve tâat ile, bâtınlarını da envâr-ı tevhîd ile nûrlandıranlar bu isimden hisse alırlar. Hakkı hakîkati izhâr edenler de bu isimden hisse alırlar. Kim ki insanları hidâyete götürür, Allah'a götürür bu isimden hisse alır. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder