Sayfalar

9 Ocak 2026 Cuma

Kurân Her Dem Tâzedir

İsmâil Hakkı Bursevî Hazretleri Kitâbü'n-Netîcesinde buyuruyorlar ki :

Ef'âl ve ahvâl-i insâniyyenin cümlesi Kurân içindedir. Anın içün herkese fi'line ve hâline göre bi-tarîkı'l-işâre vârid olur. Ve Kurân'ın hiçbir kimseye ihtisâsı yokdur ve illâ köhne olmak lâzım gelir. Anın içün her dem bahâr ve tâze ve gadd ve tarîdir ve onu inkâr eden belîd ve pelîddir. Nazar eyle ki, "غُلِبَتِ الرُّومُ" âyetinden ilâ-yevmi'l-kıyâm havâdis-i âtiye-i kevniyyeyi istihrâc etmişlerdir ve onun hükmü zamân-ı mahsûsa ve kavm-i ma'hûdedir dememişlerdir. Zîrâ onda tazyîk-ı ilim vardır. Netîce-i Kurân ise bu değildir. Yani Kurân'da her mukaddime ve netîceye işâret vardır. Zîrâ kelâm-ı ilâhî olduğu cihetden câmi'dir. Ve kelâm-ı Nebevî cevâmiu'l-kelîmdir. Anın içün ondan nice ulûm-i garîbe istihrâc olunmuşdur. Cifr-i Ali ve vefk-ı Hatmü'l-evliyâ gibi, radıyallahu anhumâ. Ve sâir kelimât-i kibâr dahi ona kıyâs oluna. Eğerçi âlim az ve şâir çok ve münkir hadden artıkdır.

Bazı sersemler var, Kurân'ın kıyâmete kadar mer'î olduğunu ahkâmının dâimâ cârî olduğunu, aslâ eskimeyeceğini, hükmünün geçersiz olmayacağını bilmiyorlar ve küstahlık edip, "Bazı âyetler bugün için bir şey ifâde etmez" diyebiliyorlar. Bunlar sözümona dînî tahsîl görmüş ve büyük bir cüretle hocalık yapanlar adamlar ama Allah kelâmının ne olduğunu anlamamışlar, murâd-ı ilâhîden bî-haber kalmışlardır. Hazret-i Şeyh bu gibi kimseler hakkında belîd ve pelîd tabîrlerini kullanıyor. Belîd, ahmak demek, pelîd ise alçak demekdir. Hazret-i Şeyh "Kurân'ın hiç kimseye ihtisâsı yokdur ve illâ köhne olması lâzım gelir" diyerek, Kurân'ın her dem tâze ve ahkâmının aslâ eskimeyeceğini beyân etmekdedir. Âyetin belli bir şahıs yâhud bir hâdise hakkında nâzil olmuş olması, onun o şahsa yâhud o hâdiseye tahsîsini îcâb etdirmez. Meselâ Ebû Cehil hakkında gelen bir âyet, Ebû Cehil geberdi gitdi diye hükümsüz mü olacak? Her devirde onun külahını giyen birileri muhakkak olacakdır. Kezâ Firavunlar, Nemrudlar, Karunlar geldi geçdi diye onlar hakkındaki âyetlerin hükmü ibtâl mi olacak? Her devrin Firavun'u var, Nemrud'u var, Kârun'u var. Yâhud Ehl-i Beyt hakkında, Ezvâc-ı Tâhirât hakkında gelen âyetler, onlar artık hayatda değiller diye hükmünü mü yitirecek? Elbette onların da vârisleri kıyâmete kadar devâm edecekdir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder