NUTK-İ ŞERÎF
Ol görür yârını yârın kim bugün yârın görür
Görmeyen yârını bunda ol kaçan yârın görür
Şek değildir yârı bilmez şol ki nefsin bilmedi
Yârını bilendir ol kim kendi mikdârın görür
'Ârif eyler dem-be-dem çün Ka'be-i vaslın tavâf
Zâhid-i hod-bîni gör ki Ka'be dîvârın görür
Her ki kesretden geçüp oldı vücûdundan halâs
Vahdetin sırrın bulup ol Hakk'ın envârın görür
Ol hümâ-himmet Fenâyî eyle matlûba 'urûc
Arzû-yı cennet itmez şol ki dildârın görür
Ehl-i Cennet Fenâyî Mehmed Efendi
Kaddesallahu Sırrahu'l-Âlî

Şeyh olmadan bir araya gelip büyüklerin zikir terkipleri taklid edilebilir mi?
YanıtlaSilEğer kasd ettiğiniz zikir âyîni ise, buna müsaade yok. Her tarîkin kendine mahsûs bir zikir âyîni vardır ve bunu ancak bu iş için izin alanlar yapabilir, yaptırabilir. Aksi hâlde manevî mesûliyyeti vardır. Eskiden sırf bu iş için belli kişilere icazet verilirdi. Her önüne gelen zikir meclisi tertib edemezdi. Buna meydan açmak tabir edilirdi. Bugün bu iş tiyatroya döndüğü için önüne gelen yapıyor. Para için yapan var, şöhret için yapan var.
SilDiğer tarafdan herkesin yapdığı gibi zikir yapmak için kimseden izin almaya gerek yok. Herkes Allah diyebilir, Lâilâheillallah diyebilir. Sayı sınırı da yokdur bunun için. Ne var ki bu tarzda yapılan zikirler nefse hoş gelmiyor. İlle de musıki olsun, saz olsun, devran olsun, sema olsun istiyor insanlar. Bu nefs-i emmârenin bir hîlesidir.
Ol görür yârını yârın kim bugün yârın görür 🌹 Yarın (ahirette) Sevgilisini o kişi görür ki, daha bugün (dünyadayken) O’nu görmüştür.
YanıtlaSilGörmeyen yârını bunda ol kaçan yârın görür 🌹 Sevgilisini burada (dünyada kalbiyle) görmeyen kişi, yarın huzura vardığında O’nu nasıl görebilir?
Şek değildir yârı bilmez şol ki nefsin bilmedi 🌹 Şüphe yoktur ki; kendi nefsini, haddini bilmeyen kişi Sevgiliyi de bilemez.
Yârını bilendir ol kim kendi mikdârın görür 🌹 Sevgilisini gerçekten tanıyan, ancak kendi yerini ve değerini (aczini) görebilen kimsedir.
'Ârif eyler dem-be-dem çün Ka'be-i vaslın tavâf 🌹 Arif olan kişi, her an (gönlündeki) kavuşma Kâbe’sini tavaf eder;
Zâhid-i hod-bîni gör ki Ka'be dîvârın görür 🌹 Sadece dış görünüşe takılan o kendini beğenmiş kaba sofuya bak ki, o sadece Kâbe’nin taş duvarını görür.
Her ki kesretden geçüp oldı vücûdundan halâs 🌹 Kim bu dünya kalabalığından geçip kendi benliğinden kurtulursa,
Vahdetin sırrın bulup ol Hakk'ın envârın görür 🌹 Birliğin (vahdetin) sırrına erer ve işte o zaman Hakk’ın nurlarını seyreder.
Ol hümâ-himmet Fenâyî eyle matlûba 'urûc 🌹 Ey yüce himmetli Fenâyî! Asıl arzulanan makama (Allah'a) doğru yüksel;
Arzû-yı cennet itmez şol ki dildârın görür 🌹 Çünkü Sevgilisinin yüzünü gören kişi, artık cennet arzusu bile gütmez.