İsmâil Hakkı Bursevî Hazretleri Kitâbü'n-Netîcesinde buyuruyorlar ki :
A'yâd dünyâda beşdir ki biri kavm-i İbrâhîm'in ve biri kavm-i Mûsâ’nın ve biri kavm-i Îsâ’nın ve ikisi ümmet-i merhûmenindir ki biri 'ıyd-i şehr-i ramazân ve biri ıyd-i kurbândır ki Allahu Teâlâ savm ve hacc üzerine bu iki 'ıydi binâ eyledi. Ve savmdan murâd, fi’l-hakîka savm-ı sivâdır ki onun 'ıydi, likâ-i ilâhîdir. Zîrâ demişlerdir ki : "Tecevvu' terâni tecerrüd tasıl (Aç kal ki beni göresin, her şeyden kesil ki bana erişesin)".
Ve haccdan murâd hacc-ı Rabbi'l-Beyt'dir ki 'ayn-ı likâ-i ilâhîdir. Ve savm ile haccın farkı budur ki savm 'ibâdet-i bedeniyyedir ve hacc 'ibâdet-i mürekkebedir ki mâl ve bedeni câmi'dir. Ve sarf-ı mâl vesîle-i sarf-ı bedendir. Ve bezl-i beden, vâsıta-i müşâhede-i rûhdur. Pes, haccda tertîb üzerine cemî'-i alâkâtdan inkıtâ' vardır. Ve savmda tahsîn-i ahlâk vardır. Zîrâ bedenin za'fı mûcib-i sükûndur.
Ve demişlerdir ki, a'yâd-ı dünyâ a'yâd-ı âhîreti tezkîrdir. 'Iyd-i âhiret ise likâ-i Rabb'dir. 'Iyd-i dünyâ, likâ-i 'abd-i Rabb olduğu gibi. Pes, likâ-i 'abd, likâ-i Mevlâ'yı tezkîr etmiş olur. Zîrâ 'abd mazhar ve Rabb zâhirdir. Bu cihetden evvel mazharı mutâla'a ve ondan zâhiri müşâhede eyler. Ve bundan zâhir olur ki, 'avâmm-ı nâsın âhirete intikâli terakkî bâbından olur ki hicâbdan keşfe su'ûddur. Ve havâssın dahi böyledir, velâkin onların ahvâli müşâhedâtda tenevvu' ve tecelliyâtda televvündür. Ve bu ahvâl ilelebed ism-i Vâsi' sırrı üzerinedir ki tecellî-i ilâhîde mudâyaka ve inhisâra vech yokdur. Fefhem cidden.

"Tecevvu' terâni tecerrüd tasıl"
YanıtlaSilÇok güzel söz,teşekkürler hediye gibi aldım sözü.