NUTK-İ ŞERÎF
ve
ÎZÂHI
ve
ÎZÂHI
Hâzin-i esrâr-ı lâhût ol ki sultânlık budur
Kenz-i lâ-yefnâya mâlik ol beğim hânlık budur
Asıl sultanlık insanın sâhib olduğu ilâhî sırra vâkıf olmasıdır. Zîrâ bu öyle büyük bir hazînedir ki mülk sultanlarının hazîneleri bunun yanında çer-çöp mesâbesinde kalır.
Asıl sultanlık insanın sâhib olduğu ilâhî sırra vâkıf olmasıdır. Zîrâ bu öyle büyük bir hazînedir ki mülk sultanlarının hazîneleri bunun yanında çer-çöp mesâbesinde kalır.
Tavk-ı tâ'at bağlayıp 'ifrît-i nefsin boynuna
Âsaf-ı 'akla ri'âyet kıl Süleymânlık budur
Bu saltanata erişmek için nefs şeytanının boynuna ibâdet ve tâat zincirini bağlamak yani nefsi mahkûm etmek gerekir. Süleyman aleyhisselâmın kendisine Âsaf'ı vezîr edinmesi gibi akl-ı maâdı vezîr edinip nefse galebe çalmak lâzımdır.
Bu saltanata erişmek için nefs şeytanının boynuna ibâdet ve tâat zincirini bağlamak yani nefsi mahkûm etmek gerekir. Süleyman aleyhisselâmın kendisine Âsaf'ı vezîr edinmesi gibi akl-ı maâdı vezîr edinip nefse galebe çalmak lâzımdır.
Âdem-i kalb olduğuna mazhar-ı envâr-ı Hakk
Secde-i şükr eylemezsen 'ayn-ı şeytânlık budur
İnsanın kalbi nazargâh-ı ilâhîdir. Tecelliyât-ı ilâhî ile kalbi nûrlanan insanın şükrü Hakk'a secde etmek yani Hakk'ın emirlerine seve seve itaat etmekdir. Hakk'a itâat etmeyen insan, şeytandan farksızdır.
İnsanın kalbi nazargâh-ı ilâhîdir. Tecelliyât-ı ilâhî ile kalbi nûrlanan insanın şükrü Hakk'a secde etmek yani Hakk'ın emirlerine seve seve itaat etmekdir. Hakk'a itâat etmeyen insan, şeytandan farksızdır.
Sidre-i 'irfân-ı Hakk'ın müntehâsın bulmağa
'Âlem-i vahdetde cevlân et ki insânlık budur
Hakk'a ârif olmak için Hakk'da fânî olmak lâzımdır. Vahdet âleminde yok olan Hakk ile bâkî olur ki insân-ı kâmil olmak da böyle olır.
Hakk'a ârif olmak için Hakk'da fânî olmak lâzımdır. Vahdet âleminde yok olan Hakk ile bâkî olur ki insân-ı kâmil olmak da böyle olır.
"Kâbe kavseyn"in Hüdâyî fehm edip cem'iyyetin
Vâsıl ol sırr-ı "ev ednâ"ya müselmânlık budur
Mi'râc-ı nebî hakkında nâzil olan "Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ" âyet-i kerîmesi insanın manevî mi'râcına, tezkiye-i nefs ve tasfiye-i kalb ederek, Hakk'a kurbiyyet kesbetmesine ve seyr-i sülûkünü ikmâl ederek Hakk'da fânî olup Hakk ile bâkî olmasına işâret eder. İnsanlığın ve müslümanlığın gâyesi de budur. Bu makâma eren iki cihâna sultân olur.
Mi'râc-ı nebî hakkında nâzil olan "Fe kâne kâbe kavseyni ev ednâ" âyet-i kerîmesi insanın manevî mi'râcına, tezkiye-i nefs ve tasfiye-i kalb ederek, Hakk'a kurbiyyet kesbetmesine ve seyr-i sülûkünü ikmâl ederek Hakk'da fânî olup Hakk ile bâkî olmasına işâret eder. İnsanlığın ve müslümanlığın gâyesi de budur. Bu makâma eren iki cihâna sultân olur.
Azîz Mahmûd Hüdâyî
Kaddesallahu Sırrahu'l-Âlî

Kıymetli paylaşımınız ve izahınız için çok teşekkür ederiz. 🌹
YanıtlaSil